24 Nisan 2026 Cuma

DİZİMİN ARKASINDA KİM OTURUYOR? Tanıştıralım: Fabella!

Hayat bazen öyle sürprizlerle gelir ki “ben bunu sipariş etmemiştim” dersin.

 İşte fabella tam olarak böyle bir şey. Dizinizin arkasında, sizden habersiz takılan minik bir kemik!

Evet evet, yanlış duymadınız… Bazı insanların dizinde fazladan bir kemik varmış. Adı da havalı: Fabella. Ama kendisi pek de “havalı takılan” tiplerden değil. Çünkü bazen can sıkabiliyor.

Fabella: Sessiz Misafir mi, Problemli Kiracı mı?

Teşhisi koyan doktorumuz bana küçük kemikcik dedi. Ama tam teşhis valla. Dediği belirtilerin hepsi var. Bu konuda size şiddetle tavsiye;  İstanbul Fizik Tedavi Eğitim Araştırma Hastanesi doktorları bir harika. Orada önerilen Doç. Dr. Alican beye randevu alıp, karşıma farklı bir doktor çıktı. Olsun dedim. Diğer doktor yoğun herhalde. Ama şansıma nokta atışlı teşhisi koyan  Ass.Dr. Selaattin Ertuğrul Erdoğan .(bakınız) Kendisine çoook teşekkür ederim. Verdiği ilaçlar ve fizik tedavi ile rahatlamayı umuyorum. 

Ama doğru bir araştırma ise. İnternetten alıntıyla bilgi şu yönde. Doktorumuz belki de nerden uydurdun, böyle bir şey değil der mi bilemem. Ama filmimi yapay zekaya okuttum. O da Fabella kemiği dedi. Çoğu kişide bu fabella ya hiç yokmuş ya da var ama sessiz sakin otururmuş. Kirasını öder gibi… Sorun çıkarmaz. Ama bazı durumlarda bu küçük arkadaş,

“Ben buradayım!” diye dizin arkasında ağrı yapar.

Merdiven çıkarken sizi düşüncelere daldırır.

Diz büküp açarken “tak” diye kendini hatırlatır.

Yani anlayacağınız, sessiz misafir bir anda problemli kiracıya dönüşebilirmiş.

Peki Bu Fabella Neden Trip Atıyor?

Genelde sebepler klasikmiş, ya benim gibi fazla bilgisayarın karşısında çalışırken otururken hareketsizlik, ya da fazla yük bindirme (spor, yürüyüş, “bugün 10 bin adım yapacağım” gazı 😅)

Dizle fazla samimi hareketler. 

Bazen de ameliyat sonrası “ben de varım” deme çabası. Belki de eskiden 2-3 defa kırılan ayağımın bir hediyesi. 

Küçük ama etkili… Tam bir “boyu küçük, derdi büyük” durumu.

Çözüm Var mı?

Var tabii, korkmayın. Fabella sendromu öyle “ömür boyu benimlesin” diyen bir şey değil.

Biraz dinlenmek

Dizle barış yapmak

Gerekirse fizik tedavi

Çoğu zaman yeterli oluyor. Çok nadir durumlarda ise “bu arkadaşla yolları ayıralım” deyip küçük bir operasyonla vedalaşılabiliyor.

Son Söz

Vücudumuz bazen bize sürpriz yapmayı seviyor. Fabella da o sürprizlerden biri.

Ama unutmayın: Her diz ağrısı büyük bir dram değildir… Bazen sadece içeride “fazla hevesli” küçük bir kemik vardır 😄

Dizimle Aram Açıldı: Suçlu Kim? Fabella!

Geçen gün merdiven çıkıyorum… ama öyle normal çıkmak değil. Her adımda içimden bir ses:

“Serpil, bu diz sana bir şey anlatmaya çalışıyor.”

Dedim ki: “Hayırdır, menisküs mü? Bağlar mı gitti? Yoksa ben mi yaş alıyorum?” (orası biraz hassas 😅)

Meğer mesele bambaşkaymış…

Dizimin arkasında gizli gizli yaşayan bir kemik varmış; küçücük fıçıcık içi dolu fabellacık.

Evet, ben de sonradan öğrendim. Meğer bazı insanların dizinde fazladan kemik oluyormuş.

Yani düşünün iyi yanından, vücut sana paket dışı ürün göndermiş!

Her Evde Bir Tane Var mı? Yok!

Fabella herkeste yok. O yüzden biraz “özel üretim” sayılırız 😄. Asyalı kadınlarda görünür diyorlar. Evropalı olmadığımıza göre bu normal. 

Ama keşke sadece var olmakla kalsa…

Bazen şöyle yapıyor:

“Hadi yürüyelim” diyorsun → o “oturalım” diyor

Merdiven çıkıyorsun → arkadan hafif bir sitem

Dizini büküyorsun → “beni de düşün!”

Yani tam bir ince ince trip atan karakter.

Peki Bu Kemik Neden Drama Kraliçesi Oldu?

Sebep basit aslında; biraz fazla yükleniyoruz. Yaş 60 demeyip, hala kendimizi genç sanıyoruz. 

“Bugün spor başlıyor!” deyip ertesi gün yürüyemiyoruz.

Ya da yılların birikmiş “yormuşsun beni” mesajı,

Fabella da diyor ki;

“Ben küçük olabilirim ama etkiliyim.”

Çözüm? Kavga Etmek Yok, Anlaşacağız.

İşin güzel tarafı şu: Bu durum genelde büyütülecek bir şey değil.

Biraz dinlenmek, biraz dikkat etmek, biraz da dizle barışmak yetiyor.

Yani illa “ameliyat masasına yatıyoruz” dramına gerek yok.

Ama tabii ki fabella iyice “ben buradayım!” diye bağırırsa…

O zaman da “kuzum seninle yolları ayıralım” denebiliyor.

Hayat Dersi (Evet, Yine Geldi 😄)

Bu olay bana şunu öğretti:

Hayatta bazen en küçük şeyler bile en büyük rahatsızlığı verebiliyor.

Bir de tabii…

Vücudun bile sana sürpriz yapıyorsa, artık hiçbir şeye şaşırmamak lazım.

Yaşınız kemale erdikçe, vücudunuz yavaş yavaş size birşeyler fısıldıyor. 

Kendini genç mi sanıyorsun, bugün fabella yarın ne gelecek oh ne ala.. 

Amaaann küçük şeyleri takmayın gitsin.