mail adresinizi yazarak bizi izleyebilirsiniz.

11 Kasım 2014 Salı

DİĞERLERİNİN MASKELERİNE KARŞI, ONUN SADECE RÜYALARI VARDI.........


RÜYA VE MASKELER DANS GÖSTERİSİ

Türkiye Omirilik Felçileri Derneği Sanat Atölyesi'nin  İstanbul Yeni Yüzyıl Üniversitesi Alev Ofluoğlu Sahnesinde gerçekleştirdiği RÜYA VE MASKELER oyunu görülmeye değer bir şahaserdi  

Diğerlerinin maskelerine karşı, onların sadece rüyaları vardı.. sloganıyla hazırlanan oyunda yapılan dansları gördüğünüzde, dans yaparken engel olmadığını anlıyorsunuz.  Oyunun sanat danışmanlığını Tan Sağtürk üstlenmiş. 

Rüya ve Maskeler, engellenerek yaşamaya zorunlu bırakılmış amatör bir dansçının toplum baskısı olmaksızın, özgürce ve dışlanmadan dans edebilmek için verdiği mücadelede karşılaştığı güçlükleri anlatıyor.


Yukarıdaki, sevdiği kişiyle dans eden bir kişinin sağlam biri geldiğinde terkedilişini, onunda terk edildikten sonra piyanonun başına geçerek güzel bir parçayı çalışını ve daha başka yeteneklerini de olduğunu vurguladığı sahne görülüyor.

Hikayenin özünde, mücaadele edildiğinde toplum üzerinde nasılda etkileyici rolde olunabildiğini, empati yapıldığında birlikte aşılamayacak  hiçbir engelin bulunmadığını anlatmayı amaçlıyor.


Engelsiz dansçıların empati yaparak, engelli dansçıların sorunlarını aşmada oynadıkları rolünde anlatıldığı projede, Rüya ve maskeleri sergileyen ekip, 5 ortopedik engelli, 1 işitme engelli, 7 engelsiz 10 dansçıdan oluşuyor. Gösteriye Omirilik Felçliler Derneği başkanının ve Yeni Yüzyıl Üniversitesi Öğretim Üyelerinin katılımı gösteriyi daha da renkli hale getirdi.


Kendilerini ve oyunlarını anlatan broşüre aşağıdaki duyguları yazarken sizde gerçekten empati kuruyorsunuz. 

"Toplum, her bireyin gönlüne göre yaşadığı, kendini gerçekleştirebildiği bir sosyal alan mıdır, engelleri sebebiyle ötekileşmiş olanların yaşamını daha da güçleştiren içten içe sevgisizlikle boğuşan bir kalabalığın oluşturduğu dev bir organizma mı?

Sokağa çıkın, otobüse binin, binalara girin, merdivenlerden çıkın, yatağınıza uzanın. 

Tüm bunlar hergün sayısız defa yaptığınız, üzerinde düşünmeye bile gerek görmediğiniz eylemlerden başka bir şey değil. Şanslısınız.

Bazılarımız için yatak fazla yüksek bir tepe, sokaklar hareket etmenize izin vermeyen yerler, insanlarsa maskelerinin ardında yüzleri unutulmuş olanlar haline gelmiş. Bedensel-zihinsel engellerimizle birlikte özgür olmak, imkansıza yakın.

Ama imkansız dediğimiz, olanaklıya dönüşmeyi bekleyen bir kelimeden başka nedir ki?

Karşımızdaki dansçılar hepimize kim olduğumuzu, etrafımızdaki engelli bireylere nasıl yaklaştığımızı, insan olmanın ne demek olduğunu bir defa daha soracaklar. Çünkü bazı şeyleri görmezden gelme eğilimine karşı koyamayanlarız. Sahne üzerinde profesyonellerle birlikte dans eden dansçılarımızı izleyin. İmkansızı olanaklıya çevirmenin yolu hala karşımızdakini anlamaktan geçiyor. "




 Yani özün kısası, 5 ortopedik engelli, 1 işitme engelli, 7 engelsiz 10 dansçıdan oluşan bu grupta, tüm dansçıların aynı olduklarını görüyorsunuz. Aynı çabayı sarf ederken, aslında birbirlerine şehir içinde yabancı olan insanların, birbirlerinin zorluklarını görmeyen insanların sahnede nasıl da devleştiğini görüyorsunuz. Sizin kolay elde ettiğiniz bir şeyi onların nasılda tırmalayarak kazandığını görüyorsunuz..

Empatiyi sadece yazıların içerside görerek uygulamayı değil, bu oyunu seyrederek onların yerine koyarak yaşamak isterseniz, RÜYA ve MASKELER oyununu seyredin..